‘Fıkralar’ Kategorisi için Arşiv

FARKSIZ

Yayınlandı: 08 Ocak 2016 / Fıkralar

İnsanları küçümseyen ve sürekli kaba davranan patronun biri şoförüne sorar.

– Söyle bakalım şoför, eşek ile şoför arasında ne fark var?

Şoför düşünür:

– Bulamadım efendim.

Patron:

– Bilemeyecek ne var? Eşeğe çüş dersin durur, şoföre dur dersin durur.

Şoförün zoruna gider. Ama bir şey de diyemez. Aradan zaman geçer. Patronun iyi bir zamanını bulur:

– Efendim bir soru sorabilir miyim?

Patron da neşeli bir şekilde:

– Sor bakalım.

-Efendim, der patronla eşeğin arasındaki fark nedir?

Patron düşünür:

– Bulamadım sen söyle.

Şoför:

– Ben de bulamadım efendim.

Trabzonlu Temel Ağa’nın sevgili torunu Eda’ya verilen ödev ile başı derttedir. Eskişehir’e göç eden arkadaşı Niyazi’ye başına gelenleri yazar:

Niyazicugum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da aglay. Zaten dertlerini hep baga açar.

Dedi ki; ‘Habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadım. Yarın ögretmen beni dövecek.’

Dedum ki; ‘Aglama uşagum, bunun içun ögretmen adam dövmez. Şimdu oni çözeruk.’

Ne mümkün Niyazi kardaşum:

Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmişlar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermiş. Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almiş. Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş. Tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmiş. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmiş. Ograstum yapamadum.

Uşak aglay.

Derken bubasi geldi. O da çözemedi. Diyrum oga ki, ‘damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos şofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben uşagi şoforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yariş etmiş bi şofor vardur da bize nasihat verur.’ Ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk.

Tiren görmemis ki… Ne anasi görmiş, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum’dan Sivas’a gittiydum. Neysa kardaşum, o gece çok kizdum. Diyeceksun ki niye?

Uşak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. Biz gelduk araba yariştiriyruk. Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani.. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun?

Uşakcuklarda şarki yok, türki yok, oyun yok; dayamişlar matamatigi.

Ayiptur…

YANLIŞ ANLADI ŞEREFSİZ

Yayınlandı: 03 Kasım 2014 / Fıkralar

devekusu

Çok karizmatik ve yakışıklı bir adam yanında bir devekuşuyla bara girmiş, herkes şaşkın falan öööle adama bakıyorlar, adam bara yanaşmış…

– Barmen bana bi viski, ona da büyük bi bardak su.

Barmen talepleri yerine getirmiş, bi tek, iki tek, saatler ilerlemiş, adam:

– Hesap lütfen!, demiş.

Barmen hesap pusulasını uzatmış, adam elini cebine atmış, parayı çıkartmış, tam hesapla aynı!

Ertesi gece adamımız geri gelmiş, yanında tabii devekuşu da var.

– Barmen bana bi viski, ona da büyük bi bardak su.

Barmen istediklerini vermiş, bi tek iki tek, saat geç olmuş, adam hesabı istemiş, barmen hesabı göstermiş. Adamımız elini cebine atmış, çıkartmış, tam hesap miktarı. Barmen şaşkın ama nafile. Birkaç gece sonra adamımız devekuşuyla beraber geri gelmiş. Barmenin içi içini yiyor. Adam:

– Bana bi viski, ona da su ver.

Barmen emre amade, yerine getirmiş, gece ilerlemiş, adamımız hesabı istemiş, barmen bol küsuratlı saçma sapan bi miktarı hesap olarak adama vermiş. Adam elini cebine atmış, çıkartmış, yine tam hesap. Barmen oynatmak üzere. Dayanamamış:

– Beyefendi bi süredir barımıza gelip gidiyorsunuz, kusura bakmayın ama bişey sormak istiyorum, yoksa kafayı yicem. Her gece cebinizden çıkan para hesapla kuruşu kuruşuna aynı oluyo. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Adamımız gülümsemiş:

– Bi gün karşıma bi cin çıktı, üç dileğimi sordu. İlk olarak; karizmatik ve yakışıklı bi tipim olmasını istedim. İkinci dileğimde, ne almak istersem isteyeyim, elimi cebime attığımda parası aynen cebimden çıksın istedim.

Barmen:

– Peki kızmayın ama, bu kuş ne iş?

Adamımız:

– Onu hiç sorma, son dileğim; beni hiç bırakmayacak uzun bacaklı bi piliçti. Yanlış anladı şerreffsizz…

3. GURUP

Yayınlandı: 05 Nisan 2014 / Fıkralar

Temel bir grup arkadaşıyla çukur açıyormuş. Bir başka grup da gelip çukurları kapatıyormuş. “Hayırdır?” diye sormuşlar.

Temel demiş ki:

“- Pi grup daha vardu, onlar da fidan dikeydu. Bucün celmeduler. Piz de işler ceri kalmasın diye çalişayruz.”

ÇUKUR

Yayınlandı: 05 Nisan 2014 / Fıkralar

Karadeniz’de köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş.

Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.

Birincisi demiş ki:

– ‘Çukurun yanında bir ambulans beklesin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin.’

İkincisi:

– ‘Çukurun yanına hastane kuralım, düşenleri yetiştirmesi vakit almaz’ demiş.

Sıra Temel’e gelmiş.

– ‘Ula kafanız hiç çalışmıyor, bu çukuru kapatalım ve gidip hastanenin yanında bir çukur açalım’

VESİKALIK FOTOĞRAF

Yayınlandı: 05 Nisan 2014 / Fıkralar

Temel ile Dursun işe başvuru için kendilerinden istenen 8 tane vesikalık fotoğrafı nasıl bulacaklarını düşünürken Temel’in aklına bir fikir gelmiş: “ha bu belden yukarı 8 fotoğraf için ortaya bir çukur kazalım ve belimize kadar girip çektirelim” demiş. Dursun da “iyi fikir, sen çukuru kaz ben de fotoğraf makinesi getireyim” demiş. Dursun gitmiş gelmiş bir de ne görsün Temel 8 tane çukur kazmış. Dursun: “ula uşağum ne yaptun, 8 çukura ne gerek vardi? 1 tane çukur yeterluydi, ben 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştum zaten”

Yahudi asıllı bir Rus; İsrail’e göçme iznini alır. Çıkışta, Ruslar bagajını denetlerken elbiselerin arasındaki Lenin’in büstünü bulurlar:

 – Bu nedir?

 Yahudi:

” -Bu nedir? sorusu yanlıştir yoldaş!.. Bu kimdir? demeniz gerekirdi!. Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir. Ben de bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım…”

Etkilenmiştir Rus görevli:

“- Tamam, geçebilirsiniz!..”

Tel Aviv havaalanında gümrük memuru büstü görür ve sorar:

” – Bu nedir?…”

Yahudi:

” – Bu nedir? sorusu yanlişdir Paşam!. Bu kimdir? demeniz gerekirdi!.. Bu Lenin’dir. Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki her gün ona bakıp bakıp lanet okuyayım! ..”

Etkilenmiştir İsrailli görevli:

“- Tamam, geçebilirsiniz!…”

Adam evine gelir, büstü büfenin üstüne koyar, gelişi nedeniyle de akrabalarına davet verir. Yeğenlerden biri sorar:

” -Bu kimdir?..”

Yahudi:

” – Bu kimdir? sorusu yanlişdir kuzum! Bu nedir? demen gerekirdi!.. Bu; on kilogram, yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, üstelik KDV’siz!!!…”